Kullanıcı veritabanında bulunamadı |
Toplumların kültürlerini belirleyen unsurların pek çoğu geleneksel müziklerinde, geçmişten getirdikleri alışkanlıklarında, deyimlerinde, atasözlerinde, halk oyunlarında kendini gösterir. Mesela Balkanların asabi, çabuk alev alan yapısını halk oyunlarında görür gibi olursunuz. O bölge halklarının neredeyse tamamında aynı ezgiler ve oyunlar vardır. Hızlı müzik, canlı adımlar. Avrupa içlerine doğru ilerlediğinizde, melodi yavaşlar, oyunlar sıradanlaşır, hatta çocuk oyunlarındaki basitliği bile görebilirsiniz. İrlandalıların meşhur step dansında bile topu topu bir kaç ayak figüründen başa bir şey yoktur. İtalyanların kurdelalı defleri, İspanyolların geniş etekli flemenko dansları vardır. Dahasını görmedik. Orta Asya ülkelerinin de hemen hemen ortak bir görüntü ve müzikleri vardır. Çok ince ayrıntıları da bizim kulaklarımız ve gözlerimiz seçemez. Aynı ağır hareketler ve müzik. Doğuya ulaştığınızda, Türk cumhuriyetlerinden, Özbekistan, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan' vardığınızda ise, zarif ve narin el hareketlerine, cengaver diz kırışların eşlik ettiğini görürsünüz. Ükeye ait figürlerden ziyade, bölge bölge, boy boy toplulukların farklı görüntülerine şahid olur ve müziklerini dinlerseniz. Rusya ise, yüzyıllardır egemenliği altında tuttuğu Türk ve müslüman topluluklarından yanlızca yönetim sırlarını değil, kültürel etkinlikleri de derlemiş, hem kıyafetlerini hem müziklerini taklid etmiş. Orta ve güney Amerika halklarının Orta Asya Şamanlarıyla benzerliğini, ABD'nin ne kadar kısa bir geçmişi olduğunu, halk danslarının bile olmayışından anlarsınız. Geçen hafta 23 nisan çocuk şenliği gerçekleştirildi, Ankara'da. Bütün bu saydıklarımızı orada kendi gözlerinizle görme şansınız vardı. Bu sene pek çok ülke geleneksel müzik ve kıyafetleriyle değil de modern bir takım gösterilerle katılmayı yeğledi, ama yinede de görülmeye değerdi. Bu kadar çok sayıda ülkeyi bir arada görme şansımız çok değil. Hele çocukların saflığıyla seyretmek mümkün değil. Güzel bir fırsattı. Kaçırdıysanız Filistinli çocukların, bir bayram gününe taşıdıkları zulmü ve gözyaşını yazık oldu. Öyle çaresi bırakmışız ki, seslerini duyurabilmek için, bir çocuk şenliğini bile fırsat biliyorlar. Eğer göremediyseniz Kazakistanlı çocukların zarafetini ve geleneksel müzik aletlerini çalışlarındaki ustalığı çok şey kaybettiniz. Batı'dan gelenlerin halk oyunlarındaki her sene tekrarlanan aynılığı gördüyseniz, doğu ülkelerinin geçmişlerinden getirdiği asaleti mukayese fırsatınız olmuştur. Ve her sene son gösteri olarak sahneye çıkan bizim çocuklarımızın, her yıl başka bir yöremizin halk oyunlarını nasıl maharetle sergilediklerini gördüyseniz geçmişlerine biraz daha yaklaştıkları için mutlu olmuşsunuzdur. Bu sene kaçırdıysanız, seneyi şimdiden bekleyin. Ama, Özbekistan'ın Azadlık Bayramını kesinlikle kaçırmayın.
|