Bergama Radyo Dijital - Haberiniz vaRmi
Ana Sayfa Ana Sayfa
Bugün 4 Aralık 2008 Perşembe
Programlar
E.A.S. Murat
H.D.D.Burcu
Günaydın bergama
Non Stop Music
Akşam Hitleri
Radyo Dijital İnfo
Hakkımızda
Dijital Künye
Yayın Akışı
Teknolojimiz
Reklam Bölümü
Basında Dijital
İletişim
Funclub Login
Şu an Radyo Dijital'de 8 üye ve 12 ziyaretçi var
Üye Adı :
Şifre :
Yeni Üyelik
Şifremi Unuttum
Forum Ana Sayfası
Ne var ne yoksa gelin masaya yatıralım
Forumda toplam 965 konu ve 5132 mesaj yeralmaktadır...
Ana Sayfa | Benim Forumum | Kurallar | Arama
Ana Sayfa  »   Türkiye & Gündemi   »  Haberiniz vaRmi
   Haberiniz vaRmi
Üye Detayları
Mesaj Konusu     (  Mesaj )
Anonim





Kullanıcı veritabanında bulunamadı
Her gün bir acı sabaha uyanıyor gözlerimiz, talihsiz kulaklarımız her defasında bir acı çığlığı işitiyor, gücü tükenmiş ellerimiz çaresiz, olanı hareketsiz seyrediyor. Hayat bu ve lâkin son zamanlar, neş'esinden çok acı günlerini yaşıyoruz.


Her olay karşısında ne yapacağını bilmek önemli, nasıl yapacağını bilmek ise ondan geri değil. Bizi biz yapan özelliklerle, biz gibi yaşayabilmek, biz gibi davranabilmek... Şu sebepler çekip kopardı bizi köklerimizden, bu sebeplerse unutturdu hamasi duygularımızı, filancalar kesti âlem ile ilişiğimizi, filancalar da kendimizden başkasını görmeyelim diye uyuşturdu beynimizi, hallerimiz bir hoş oldu, işlerimiz bir âlem. Ne âleme bakacak ne de baksa da görecek gözümüz kaldı. Derledik toparladık, trenlere yükleyip yolcu ettik hazinelerimizi. Şimdi yeniden keşfetme yolundayız. Keşfedeceğiz ki saklı hazineleri, bugün olanları onun bunun sözüne kanarak değil, at gözlükleri olmadan, sis perdelerini kaldırarak, geçmişi görerek geleceği isabetle tahmin ederek yorumlayabilelim.



Bir yazar diyor ki “ne diye gazetelerdeki yorum köşelerini okuyayım, benim de aklım var. Onlar kadar olanları görür ve irdelerim”. Ne güzel cesaret. Ancak, biliyorsanız, bilgileriniz bölük-pörçük, ithal ve yapma değilse, eleştirel göze sahipseniz, fikirleriniz kendinize, inancınıza, kimliğinize özgü ise bunu yapabilirsiniz. Yok değilse hatalarınızın üstüne yenilerini eklersiniz.



O zaman, köşeleri dolduran yazıları okuyup duralım ve ne söylerlerse harfiyen inanalım, nasıl olsa onlar araştırmış, incelemiş, görmüş, geçirmiş, bilmiş insanlar, boy ölçüşecek halimiz yok ya... Yok... o kadar kolay değil. Yeni bir düşünceye ihtiyacımız var, zor olanı seçmeli, hangi yaşta olursak olalım, ta en baştan başlamayı göze almalıyız.



Eğitim ve öğretim kesintisiz devamlı bir olay; hayatımızın her anında bir şeyler öğrenmekte, tecrübe kazanmakta, bilgi ve görgümüzü ilerletip, geliştirmekteyiz. Bilgi, bir hayret denizi... Sahilden uzaklaştıkça ne kadar derin, ne kadar büyük, ne kadar göz alıcı, ne kadar nihayetsiz olduğu daha iyi anlaşılır. Her yeni bilgi ne kadar az bildiğimizi, bilinmesi gereken ne çok gerçek olduğunu, kavranılması gereken ne çok bilinmezle çevrili olduğumuzu gösteriyor. Çok boyutlu, çok yönlü, afakî ve deruni... Ne sonu var ne hududu. Kim ne kadar biliyorsa o kadar bilmediğini öğreniyor.



Bilmek aşkı iyi niyetlileri, bilmezlerin hâkimi olmaya ve onları kontrol etmek isteği de zalimleri, durmak dinlenmek nedir bilmeden çalışmaya itiyor. Bir grup insan gece gündüz çalışıyor, bir grup insan da gece gündüz yatabilmek için çalışıyor. Hoş, tatil ve boş vakit tembellik mi demek, değil, boş durmak mı demek, o da değil, zaman israfı mı demek, hiç değil! Çalışmanın şeklini, dozajını ayarlamak; yenilik yaparak tazelenmek; tebdil-i mekânla ferahlamak demek, olmalı. İnsan tatilden de, bilgisi, görgüsü, sağlığı, dinçliği yönünden bir şeyler, pek çok şeyler kazanmış, enerji depolamış, gençleşmiş, dinçleşmiş, azmini artırmış olarak dönmeli.



Ne yazık ki zamane insanı yani biz, yani siz... Bırakınız tatilleri, çalışma günlerinde bile, okumuyoruz, çalışmıyoruz, araştırma yapmıyoruz. Bir araştırmanın ilk şartı, o konudaki bütün mevcut bilgiyi toplamaktır, hakiki ve doğru bilgiye ulaşmak da mevcut olanı toplamadan, bilmeden, vâkıf olmadan mümkün olamaz, ileri, bir adım dahi atılamaz.



Toplumsal tepkilerimizi, toplumsal bakış açımızı, milli çözümlerimizi üretebilmek için, geçmişten bugüne ahlakımızı geliştiren unsurları bilmeye ihtiyacımız var. Çok kitap okuyacağız. Kitap okumak bir ihtiyaç, eksikliği çekilen bir açlık gibi sarmalı bizi. Öğrenmeye, okumaya, araştırmaya zaman ayırmalıyız. Bu sebeple, kapatınız televizyonlarınızı diyoruz. Bu sebeple, yeni yeni kitaplar alınız, aldıklarınızı okuyunuz, olmazsa kütüphanelere gidiniz. Ülkemiz insanı hem üretimde, hem verimlilikte hem okumada, hem yazmada geri kaldı, geri bırakıldı. Bunu yapanlara ateş püskürmeyi bir kenara bırakıp şimdi, sükûnet ve kararlılıkla bunu tersine döndürmeliyiz. Bir ibadet gibi zaman ayıracağız okumaya, öğrenmeye... İki saat okuyabilirsiniz, bir saat okuyabilirsiniz. Bir saat bile okusak, bu oldukça iyi bir süredir. Düzenli çalışarak büyük başarılarını elde etmiş büyük âlimler vardır tarihte. Az da olsa hep düzenli çalışarak başarılı olmuşlardır.



Milletçe ve ümmetçe başımıza yığılan dertleri bertaraf etmek için, her işimizde ihsâna sarılmamız, ilmî araştırmaya çok önem vermemiz ve çok çalışmamız, fikrimizi temizlememiz, anlayışımızı bilememiz, ruhumuzu daldığı uykudan uyarmamız, gözlerimizi yıkamamız lazım ki görüşümüz berraklaşsın da hızla geçen vakit gidip bizi olduğumuz yerde bırakmasın.





Donmuş ÜyeBu yorumdan alıntı yap
On Top
Ana Sayfa | Fun Club | Üyeler | Kliptonik | Video Klip | Forumlar
Hakkımızda | Künye | Gizlilik | Kullanım Şartları | Bize Yazın
Tüm Hakları Saklıdır. Copyright © 2008 | Bergama Dijital Radyo ve Televizyon Yayıncılık A.Ş.
Ertuğrul Mah. Mektep Sokak No: 4 Bergama / İZMİR Tel: 0(232) 632 62 62 Fax: 632 75 19 | Online