-Hayatını bağışlarım ama bir şartım var , der.
'Kadınlar hayatta en çok ne ister?' budur bilmek istediğim..
Bu sorunun yanıtını getir ; kurtar kelleni der.
General sorar soruşturur bu çetin sorunun yanıtını aramaya başlar ve
Kafdağındaki bir cadının bunu bildiğini öğrenir....Günlerce gecelerce
at koşturur , cadıyı bulur ve sorar:
-Kadınlar hayatta en çok ne ister?
Korkunç cadı yanıt için öyle bir şart ileri sürer ki yenilir yutulur
cinsten değil...
-Evlen benimle !..
O zaman öğrenirsin ancak istediğini...
Bu ölümcül teklifi kabul eder General ve doğru yanıtı alır almaz
koşar Harun Reşit'e ve :
-Kadınlar en çok kendi özgür iradeleriyle hareket etmek ister!.
Harun Reşit Generalin hayatını bağışlar ancak cadıyada evlenmek
için söz vermiştir.
Neyse evlenirler.İlk gece General bir bakar ki , o korkunç cadı
dünyalar güzeli bir afete dönüşmüş karanlık odada...
Konuşur cadı :
- Benim kaderim böyle.... Günün sadece yarısı güzel olabilirim , diğer
yarısı çirkinim der.Ne dersin? Geceleri seninleyken mi güzel olayım ,
yoksa gündüzleri dışardayken mi ?...
General düşünür ve :
- Sen bilirsin kararı kendin ver der.İşte o an korkunç cadı sonsuza
dek güzel bir kadın olarak kalır....
Peki bu öyküden çıkarılacak 3 ders nedir ?
1.Kadınlar en çok kendi özgür iradeleriyle hareket etmek isterler.
2.Özgür iradesiyle hareket eden bir kadın her zaman güzeldir.
3.İster güzel olsun, ister çirkin olsun her kadın aslında bir cadıdır. :)
Hayatınız seçtiğiniz kadındır...
Zevkli bir kadına rastlarsanız zevkiniz, bilgili bir kadına rastlarsanız
bilginiz , zeki bir kadına rastlarsanız zekanız gelişir.Hayat kat kattır.
Babil'in Asma Bahçeleri gibi teraslar halinde yükselir ve bir terastan
bir terasa sizi kadınlar götürür.Ve bugün durduğunuz teras , seyrettiğiniz
manzara, gördüğünüz hayat yanınızdaki kadının terası , manzarası ve
hayatıdır...